Evcil Hayvan İle Fotoğraf Çekerken Nelere Dikkat Etmeliyiz?

Pet sahiplerinin çoğu, hayvanlarını ailenin bir ferdi olarak görmektedir ve söz konusu aile fotoğrafı hatta bir kart ya da takvim hazırlanması ise, tabi ki petlerinin de karelerde yer almasını isterler. Siz de profesyonelleri bile kıskandıran birkaç muhteşem kare yakalamak isterseniz; ihtiyacınız olan bir fotoğraf makinesi ya da akıllı bir telefon. İşte sonrasında takip etmeniz gereken adımlar…

Petinizi kameraya alıştırın

Bazı patiler doğuştan bir yıldızdır ve lenste kendilerini görünce hemen poz verir. Petiniz çekingen ise kamera ile arasındaki buzları eritmek için belki biraz zaman tanımanız gerekebilir. Bazı petler ise makinenin sesinden bile korkabilir. Bu durumda kamerayla petinizin yanında birkaç fotoğraf çekmeye çalışın.

Bu onları rahatlatabilir. Bırakın kamerayı koklasınlar, sesine alışsınlar. Bilmedikleri bir aletin karşısında durmak, size doğrultulmuş bir silah gibi stres yaratabilir. Zamana bırakın ve kamera petinizde pozitif bir his çağrıştırana kadar ilerlemeyin, çekimi zorlamayın. Mutlu ve rahat bir petin fotoğraflarının ne kadar iyi olabileceğini ilerleyen zamanda görebileceksiniz.

Işıklandırma

Fotodaki petinizin gözlerinin kızıl ya da UV yeşil olmasını istemezsiniz herhalde. Bunu önlemek için ışıklandırmaya önem verin ve kameranızın farklı ışıklarda nasıl çekim yaptığını tecrübe edin. Flaş, hayvan çekimlerinde kesinlikle yasaktır. Flaşı kapatarak gözlerdeki o korkunç sarı-yeşil renklerden kurtulabilirsiniz.

Flaş ayrıca petinizi korkutabilir. İlla kullanmak zorundaysanız, flaşı direk hayvanınıza tutmak yerine tavana döndürün. Profesyonel kameranız varsa, iç mekanda diyaframınızı f/2.8 ya da f/3.5 olarak, ISO’yu ise 400- 600 arasında ayarlayarak çekimler için uygun bir ışık miktarı sağlayıp, fotoğrafınızın kumlu ve karanlık olmasına engel olabilirsiniz. Dışarıda çekilen fotoğraflar, altın saatte mükemmel olur.

Altın saat gün doğumundan bir saat sonra ve gün batımından bir saat öncedir. Tabii ki bulunulan bölgeye ve mevsim sezonlarına göre bu saat dilimi değişir. Günesin gökyüzündeki alçak konumu, çekimlerinizde düzgün dağılmış tonlar elde etmenize yardımcı olur. Tonların sıcaklığı ve tatlılığı çekici görüntüler sağlar.

Gün ortasında güneşin en tepede olduğu bir saatte çekilen fotoğraflardaki sert gölgelerden uzak durmuş olursunuz. Altın saatleri tercih ederek sonsuz yaratıcı fikirleri gerçekleştirebilir, fotoğraflarınıza derinlik, farklılık katabilirsiniz. Ayrıca altın saat, portre çekimlerinden başka birçok farklı çekim içinde en ideal saat olarak bilinir.

Rahat bir ortam sağlayın

Çekimleri, başka insanların ya da hayvanların sizi rahatsız edemediği ve dikkatinizi dağıtamadığı bir yerde yapmaya çalışın. Bırakın, petiniz önce ortamı tanısın, her şeyi iyice koklasın. Ortamın enerjisine uyum sağladıktan sonra petiniz günün yıldızı olmaya hazırdır. Bu safhadan sonra oyuna başlayabilirsiniz. Elinizi şaklatarak ya da farklı sesler çıkartarak petinizin dikkatini üstünüze çekebilirsiniz. Belki kameranın önüne tutulan küçük bir ödül parçası ile de size dönmesini başarabilirsiniz. Bu noktada aslında petinizin dikkatini çekmek tamamen size bağlı. Petinizin huyuna göre onun ilgisini kazanmaya çalışın. En sevdiği oyuncağı belki bunun için yeterli olabilir, ama aynı oyuncaktan ötürü hiperaktivitesi tavan yaparsa fotoğraf çekimini zorlaştırabilir. Petinizin dikkatini çekmek için ismini kesinlikle söylemeyin. Adını duyunca petiniz size doğru yönelecek ve istediğiniz kareden çıkacaktır (Tabi amacınız böyle bir etki yaratmaksa, bu da işe yarayabilir).

Ortam seçerken yaratıcı olun

Kompozisyon, fotoğrafın kurgusudur. Güzel bir fotoğraf gözü dinlendirir ve etraftaki küçük ayrıntılar petinizi tamamlar. Örnek olarak klasik yılbaşı rengi olan kırmızıyı petinizin boynunda bir kurdele ya da papyon olarak kullanmanız hoş bir görüntü tabi, ama çok klişe bir hale geldi.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

four × 1 =