Orta Avrupa’ nın en güzel şehirlerinden biridir Prag. Köprüleri, kiliseleri, meydanları, tarih kokusunu kaybetmemiş yapılarıyla kendinizi Ortaçağdaymış hissine boğan efsane şehirdir.

Çek Cumhuriyeti’ nin başkenti  ve ülkenin en büyük şehridir. Kendi dilindeki adı “ Praha “ dir. Bir diğer adıysa “ Altın Kent “ tir.  Para birimi Çek Korunasıdır.  9. Yüzyılda kurulmuştur. Tarih süresince  pek çok ülke ve topluluğun içinde bulunmuştur.  Birinci ve İkinci dünya savaşlarına tanıklık etmiş ve çok ciddi hasara uğramadan ayakta kalabilmiştir. Dört iklimin yaşandığı bir şehirdir ve her zaman yağmur riskiyle karşı karşıya kalabileceğiniz için çantanızda şemsiye bulundurmanın anlık faydasını görebilirsiniz.  Kışın keskin soğuğunu hissettirdiği için tercihen bahar aylarında gitmek daha keyifli olacaktır.

Prag;  devasa, modernize edilmiş çoğu Avrupa şehrinden ziyade küçük,  kendi dokusunda, dünyadan izole olmuş havasında karşılar sizi. Vltava nehri tam ortasından geçer.  Astronomik saat,  Prag kalesi , Eski  Şehir Meydanı , Tyn kilisesi, Charles köprüsü  gezilecek yer lisetesinin ilk sıralarını alır. Sokakları birbirine çabucak  bağlayan köprüleri , yürürken tarihin içindeymiş  hissi veren yapılarla doludur dar sokakları .  Sanki bugünde değil de Ortaçağa zaman yolculuğu yapmışcasına büyüler ve bunu iliklerinize kadar hissettirir ilk anda. Yürüdükçe bu his gitgide ele alır tüm gerçekçi  görüntüsüyle sizi.

Çoğu turistin odak noktası olan,  görkemli görüntüsü , içerdiği semboller  ve vermeye çalıştığı mesajla  en etkileyici mimarisi fikrimce  Astronomik Saattir.  Eski Şehir Meydanındadır bu saat.  Her saat dilimi bir burcu gösteren  sembollerle işaretlidir. Saatin çevresinde 4  sembolü simgeleyen  küçük  4  heykel  bulunur. Birisi elinde kese taşıyan bir Yahudi , ikincisi ayna tutan bir adam, mandolin çalan Osmanlı ve bir iskelet heykeli bulunur.  Elinde ayna tutan sembol  kibir ve kendini beğenmişliği,  kese tutan heykel açgözlülüğü, mandolin çalan sembolse eğlence ve keyfi temsil  eder ve iskeletse ölümü simgeler. Her saat başındaysa gösteri sergiler etraftaki ziyaretçilerine saat.  60 dakika dolduğunda  başlar gösteri.  İskelet sonsuza kadar yaşamayacağımızı  hatırlatırcasına elindeki zili çalmaya başlar ve diğer semboller de bunu reddedercesine bir sağa bir sola dönüp durur.  Saatin üzerindeki diğer heykel ve figürler de hareket ederek muhteşem bir gösteri sergiler. Saat ustası herkesin bir gün öleceğini bu şekilde ifade etmeye çalışmıştır.  Hikayesiyse saat ustası için trajik bitmiştir. 15. Yy’ da yaşayan Hanus bu saati yapmış ve saatin nasıl yapıldığını öğrenmeye çalışanlardan da bunu sır gibi saklamıştır. Dönemin yönetimiyse,  herkes saatin güzelliğine hayran kalınca başka hiçbir yerde bu saatin bir benzerini  yapmaması için saat ustasının gözlerini kör etmiştir.  Bunun üzerine Hanus saati bozmuştur. İlk an tamir edilemeyen saat zaman ilerledikçe çeşitli dönemlerde tamir edilmiş tekrar tekrar bozularak tamir edilmiştir. Rivayete göreyse Hanus saati bozduktan sonra  hiçbir zaman ilk günkü gibi çalışmamıştır.

Tarih kokan atmosferinin cazibesi, ulaşım kolaylığı, para biriminin henüz Euro olmaması, lezzetli yemekleri  ve ülkemizden çok uzak olmamasıyla gidilebilecek en güzel şehirlerden biridir Prag. Hediyelik eşya dükkanlarından  hatıra köşenize  ekleyebileceğiniz pek çok sevimli kukla alabilir, sevdiklerinize de  hediye ederek  yüzlerindeki gülümsemeyi seyredebilirsiniz.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

16 − three =