İstanbul’a ilk defa gelenlerin gördükleri zaman hayranlıklarını gizleyemedikleri en önemli yapılardan bir tanesi de Dolmabahçe Sarayı’dır. Gerek mimarisi gerekse bulunduğu konum itibariyle yüz yıllardır boğazı geçen irili ufaklı tüm gemilere selam verir Dolmabahçe Sarayı.

Dolmabahçe Sarayı Abdülmecit döneminde Garabet Balyan tarafından yapılmış bir saray. Sarayın bulunduğu alan aslında bir dolgu alanı… Bu alan, saray yapılmadan önce spor karşılaşmaları için kullanılıyordu.

Saraya giriş için kullanılan 6 adet kapının dışında 2 adette Saltanat kapısı bulunuyor. Ayrıca Atatürk’ün hastalığı sırasında bir de asansör yapılmıştır. Dolmabahçe Sarayı’nın iç ve dış mimarisinin yanında, kullanılan süslemelere de önem verilmiştir. İnşaat sırasında Marmara adalarından saraya getirilen çeşitli renklerdeki mermerlerin yanı sıra su mermeri ve somaki gibi çok değerli parçalar da kullanılmıştır.

Dolmabahçe Sarayı şu anda başka hiçbir sarayda olmayan bir ihtişama sahiptir. Boğazın kıyısında olmasının da bu ihtişama oldukça katkısı vardır. Özellikle gece karanlığından kilometrelerce uzaktan bile kendisini belli etmektedir. Sarayın kendi bünyesinde Abdülmecit’in yurtdışı seyahatlerinden toplayarak getirdiği gerçekten büyük bir tablo koleksiyonu bulunmaktadır. Bunun yanında önem arz eden odalarda kullanılan tüm dekor aynı renk tonuna sahiptir. Perdeler, halılar, mobilyalar ve kullanılan süs eşyaları aynı tondadır. Bu sayede misafirlerin göz zevkine hitap eden mükemmel bir ortam yaratılmıştır.

Dünya üzerinde bulunan balo salonlarının en büyüğü de Dolmabahçe Sarayı’nda bulunmaktadır. Balo salonunun tavanının yerden yüksekliği 36 metredir. Tavanda ise ağırlığı tam tamına 4,5 ton olan devasa bir avize sallanmaktadır.

Dolmabahçe Sarayı’na ulaşım çok kolaydır. Beşiktaş belediyesi sınırları içinde bulunan saraya her türlü toplu taşım aracıyla ulaşmak mümkün. 1984 yılından beri müze olarak kullanılan saray yaz, kışın da turistlerin uğrak yeri konumunda.

Dolmabahçe Sarayı, Topkapı Sarayı’ndan sonra Osmanlı İmparatorluğu zamanında yapılan en büyük saraydır. Yakın tarihimizde sarayın bakımsız bırakılmasıyla ilgili pek çok şikâyette bulunuldu ve televizyon programı yapıldı. Bu olayların ses getirmesiyle saray büyük bir tadilattan geçirilerek bugünkü haline kavuştu. Günümüzde Dolmabahçe Sarayı için en önemli tehlike, altındaki dolgu zeminin yavaş yavaş kaymaya başlamasıdır. Bu sebeple saray her geçen yıl biraz daha deniz doğru yaklaşmaktadır.

 

 

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

three × 4 =