Otomobilin Ve Cipin Birleştiği Araç “Subaru XV”

0
166

Otomobilin Ve Cipin Birleştiği Araç “Subaru XV”

Şüphesiz herkesin içinde “Subaru” markasını duyunca bir kıpraşma oluyordur. Bu kıpraşmanın kaynağının aslında Subaru markasının ralli yarışlarında elde ettiği başarılardan geldiğini düşünüyorum. Günümüzde ürettiği bütün araçların 4×4 olması da bu markanın araçlarının normal araçlar olmadığının işaretini veriyor. Subaru markası günümüze kadar saf Japon olarak gelen iki markadan biridir gözümde. Diğer marka da Mazda’dır. Bu araçlar bazı detaylarda size Japon olduğunu çokça hissettirir. Bu detaylardan  bazılarını yazının devamında belirteceğim. Hakkında bilgi aktaracağım araç aslında yaklaşık bir senedir sıkça kullandığım ve sahibinin babam olduğu araçtır. Subaru macerasına girmek aslında merak ettiğimiz ama bir türlü cesaret edip atılamadığımız bir maceraydı. Ancak hiç piyasası olmayan ve bir başka yazıda bahsetmek istediğim bir önceki aracımızın beklenmedik hızda satılması ve bu fırsatı kaçırmayıp sattıktan sonra araçsız kalmamız üzerine çabucak seçim yapıp Subaru XV aracımızı almaya karar verdik. Şimdi aracın anlatımına geçmek istiyorum.

Tasarım:

Tasarım elbette görecelidir. O yüzden kendi görüşlerimi belirtip kısa bir teknik detay vereceğim. Önden bakıldığında gayet agresif bir yapıya sahip. Bu yapıyı sağlayan detaylardan biri şüphesiz ön farlar. Altıgen formlu ve içinden amblemin üzerinde olduğu çıtaya sahip ön ızgara gayet hoş bir görüntü katmış. Kısacası ön tarafı beğendim. Yandan bakıldığında da sportif görüntü desteklenmiş. Bu da arkaya doğru alçalan tavan ve bagaj tasarımıyla yapılmış. Jantlar ilk başta çok hoşuma gitmiyordu ama şuan seviyorum. Arka tarafa geçtiğimizde arabanın köşeli yapıda olduğunu bariz görüyoruz. Basit yapılı farlar bana göre çok hoş durmuyor. Arka görünümün ön görünüm kadar hoş olmadığı aşikar. Ölçülerine geldiğimizde küçük görünümüne rağmen hiçte küçük olmadığını görüyoruz. Uzunluğu 4450mm, genişliği 1780mm, yüksekliği 1570mm olan aracın ağırlığı 1405 kg. Bagaj ölçüsü 380 lt olup yerden yüksekliği 22 cm. Bu yerden yükseklik gerçekten şaşırtıcı yükseklikte olup sınıfının en yükseği konumunda. Oturma pozisyonu bu yüksekliğine rağmen gayet alçak. Bu alçak düzen direk ağırlık merkezini düşürüp yol tutuşuna katkıda bulunuyor.

İç mekan:

 

İç mekanda Subaru XV Avrupalı rakipleri kadar güzel ve şık karşılamıyor sizi. Ama alışınca hiçte kötü gelmiyor. Konsoldan başlıyayım. Direksiyon simidi görüntüsü, boyutları, ele oturması ve işlevselliğiyle beğeninizi kazanacaktır. Konsolda kullanılan malzeme kalitesi iyi ama çokta değil. Kaliteli hissettirme konusunda başarılı. Üst ekran sürüş hakkında ve klima hakkında güzel bilgiler aktarıyor. Hangi tekerde tutunma kaybı var, yakıt tüketimi ve menzil gibi bir çok bilgi barındırıyor. Altındaki 7 inçlik ekran ise hoş duruyor ancak işlevselliği tartışılır. Kullanımı biraz ağır. Dokunmatik hassaslığı güzel. Altında kullanımı kolay klima kumandaları var. Direksiyon arkasındaki gösterge paneli gayet hoş. Göstergelerde kullandığı mavi markanın ralli ruhuna atıfta bulunuyor gibi. Kapılara geçtiğimizde gayet kaliteli bir kapı içiyle karşılaşıyoruz. Kendisini çok sevdiğim delikli deriden kullanılmış. Kol koyulan yerler de deri. Beğendim. Isıtmalı deri koltukların kalitesi gayet iyi. Hacme gelirsek araba dışardan ne kadar küçük gözükse de içerisi gayet ferah ve geniş. Arka diz mesafesi olsun baş mesafesi olsun kabin ferahlığı olsun birçok arabadan daha ferah. Kullandığım Premium versiyonunda bulunan sunroof ayrı bir ferahlık katıyor. Otomatik kararan dikiz aynasının olmayışı da hanesine eksi yazdırıyor. Ayrıca yerlerin halı paspas olması kalite hissini arttırıyor ama çabuk kirlenip zor temizleniyor.

Konfor:

Aracın süspansiyonları sanırsam yol tutuşa katkı sağlamak için biraz sert ayarlanmış. Sesli çalışan ve derin çukurlarda küt diye vuran bir süspansiyonu var. Ama kesinlikle konforsuz denilemez. Aracın ön koltukları gayet rahat ve sürücüyü mutlu ediyor. Ancak koltuk uzun boylular için yeterince aşağı inmiyor. Koltuk ısıtmalarsa gayet iyi çalışıyor. Arka koltuklara geçince koltuk konforu biraz düşüyor. Minderi daha sert. Bu günümüzde sıkça rastlanan bir sorun. Anahtarsız çalıştırma gayet iyi çalışıyor. Anahtarı cebinize koyun ve bir daha gün boyu çıkartmayın. Kapı koluna elinizi soktuğunuz anda açılıyor. Binince düğmeden çalıştırıp kapatıyor ve çıkarken kapı kolundaki belirlenen bölgeye parmağınızı dokundurup kilitliyorsunuz. Bunların dışında far sensörü ve yağmur sensörü var ve iyi çalışıyor. Pin kodu ile giriş Japonlara özgü bir şekilde yapılmış ilginç bir sistem. Sos mesajı verir gibi kendi şifrenizi bagajdaki tuşa basıp arabayı anahtar yanınızda değilken açabiliyorsunuz.

Motor-Şanzıman:

Bu arabada sizi en çok üzen nokta motor oluyor. 1.6 boxer tipi 114 hp gücünde 150 nm torka sahip bir motor kullanılmış. Bu motor 0-100 hızlanmasını 13.8 saniyede tamamlıyor. Aslına bakarsanız aileniz 3 kişiden fazla değilse yeterli bir motor. Eğer performans beklentiniz yoksa tabi. Sollamalarda falan motoru bağırtmadan ilerlemek imkansız. Motor yeterli olur ancak motor sesinden ve yakıt tüketiminden rahatsız olmamanız lazım. Şanzıman çok konforlu ancak sesli çalışıyor. Değişken oranlı cvt kullanılıyor. Performanslı kullanımlarda performansı düşürüp vites geçişleri olmadığı için şevkinizi kırabiliyor. Şanzımana alışırsanız şehir içinde yakıt tüketiminiz 7 ile 8 litre arasında değişiyor. Uzun yolda 6 litreler civarı ve daha da düşürmek gayet mümkün. Bu tüketim değerleri gayet makul.

Yol tutuş:

İşte bu arabada sizi kendine bağlayan en güzel şey yol tutuş. Bunu sağlayan birçok etken var. Subaru burada ralli deneyimlerini kullanıyor. Öncelikle boxer motor işe ağırlık merkezini düşürmekle başlıyor. Bu motorun pistonları dikey değil de yatay şekilde konumlandırılmış. Böylelikle motorun yüksekliği düşürülmüş. Bu motor ve arabanın tamamı simetrik. Bu da denge demek oluyor. Ardından symetrical awd sistemi geliyor. Bu sistem gücü tek tekere kadar düşürebiliyor. Mesela çakıllı yolda giderken direksiyonu ani bir şekilde kırarak viraja hızla giriyorum. Aynı virajda başka arabalarla döndüğümde kafadan kayma yaşayıp virajın dışına atılıyorum ama Subaru kendini viraj içine çekiyor. Gücü dış tekerlere iletiyor ve bunu net bir şekilde hissediyorsunuz. İşte bu özel hissettiriyor ve mutlu oluyorsunuz. Süspansiyonların sertliği de yine size yol tutuş olarak geri dönüyor. Virajları rayda gidermiş gibi dönüyorsunuz. Bu arabayı çizgisinden ayırmak gerçekten çok zor. Ayrıca bu çekiş sistemi arazide de çok iyi işliyor. Malum fizik kuralları izin vermediğinden 3 tekeri boşa çıkaramasam da iki tekeri boşa çıkardığımda havadaki tekerler dönmüyor ve güç yere basan tekerlere gidiyor. Böylelikle çoğu cip diye geçinen araçtan daha iyi yol alıyorsunuz.

Sonuç:

Bu markayı genelde gerçekten Subaru’yu bilenler alıyor. Ama bu araba görüntüsü olsun verdiği kalitesi olsun birçok özelliğiyle Japon kimliğine bir şeyler ekleyip başka marka kullanıcılarını da davet ediyor. Eğer performans düşkünlüğünüz yoksa ve yakıt tüketimi sizin için makulse düşünmeden alın derim. Virajda birçok otomobilden daha iyi yol tutup arazide birçok cipten iyi iş çıkarmak kolay iş değil. Macera arayanlara güzel bir seçenek. Tabi bütçeyi arttırıp dizel forester almak da hiç fena bir fikir değil. Çünkü bagaj hacmi ve motor şanzıman ikilisi yüzünden xv sizi biraz üzebiliyor.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

16 + two =