Diyet yapmaya başlayınca uzmanların genel tavsiyesi üç beyazdan uzak durulması oluyor. Diyetisyenler, şeker, un gibi gıdalardan ömür boyu uzak durmanın herkesin yapabileceği bir şey olmadığını söylüyor ve ekliyor: “Ya hep, ya hiç yerine uzun süreli yaşam alışkanlığı kazanabilmek için şeker, un, katı yağ, tuz ve alkol gibi kana hızlı karışan besinleri dozunda tüketebilmek daha yapıcı bir yaklaşım.

Beyazlardan neleri kastediyorsunuz?

Bu beyazlar; şeker, beyaz un, tuz, katı yağlar ve alkol. Aslında “beslenmeden tamamen çıkartmak” bana gerçekçi gelmiyor. Hayal kahramanı değiliz sonuçta, insanız. Bunları, olabildiğince azaltarak önerilen maksimum miktarlara çekmek ve tatlı krizi, yeme atakları gibi zaaflardan kurtulup, dengelemeyi öğrenmek önemli.

Bu program süresince bunları tamamen çıkarıyoruz (alışkanlık oluşturmak, alternatiflere yönelmek ve damak tadı değişikliği sağlamak için) ardından yavaş yavaş kabul edilebilir düzeylerde kullanacak şekilde adapte ediyoruz. Bu adaptasyon süreci için de en az bir 21 gün öneriyorum. Buna da 21 Gün Beyaz Detoks adını Şeker, beyaz un, alkol hızla kana karışarak, vücutta yağ olarak depolanan maddeler. Bu yüzden de dozu ayarlayamayınca kilo alımına sebep oluyorlar.

Yani içerdikleri kaloriden ziyade, sindirime uğrarken neredeyse hiç enerji harcanmadan kana karışmaları ve kan şekerinde ani yükseliş-ardından düşüşlere neden olmaları onları sağlıksız yapıyor. Örneğin çiğ kuruyemişler de yüksek kalorili fakat vücutta şeker kadar hızlı şekilde kana karışıp yağ olarak depolanmıyorlar ve kalorinin tamamı sağlıklı yağ asitlerinden geliyor. Dolayısıyla bu durum kuruyemişleri sağlıklı yapıyor. Kaloriden ziyade besin içeriği önemli, bu programda da özellikle bunun bilincini oluşturuyoruz.

Aşırı tuzun organlarımıza kısa ve uzun vadede etkileri neler?

Aslında tuz, bir besin değil ve kalorisizdir. Fakat vücutta yüksek miktarda su tutma özelliğine sahip. 1 gram tuz, vücutta yaklaşık 250 gram su tutuyor. Bu da hem şişlik, hem de tartıya-mezuraya yansıyan bir olumsuzluk olarak geri dönüyor. Uzun vadede ise tansiyon problemi, böbrek, mide-bağırsak ve kalp damar hastalıkları ile felç riskine neden oluyor.

Günlük tuz ihtiyacı ne kadar olmalı? Kullandığımız tuzun türünün bir önemi var mı?

Dünya Sağlık Örgütü’nün önerdiği günlük maksimum tuz tüketim miktarı 5 gram yani 1 silme tatlı kaşığı kadar. Hedefimiz bu miktarı aşmamak olmalı. Deniz tuzu, himalaya tuzu gibi tuzlar işleme tabi tutulmamış daha doğal tuzlar, bunlar kullanılabilir. Ancak iyot eksikliğinin sık yaşandığı bölgelerde mutlaka iyotlu tuz kullanılmalı.

Vücudumuz şekerin hafızasını tutabiliyor mu? Şekeri bırakmak için kaç gün gerekiyor?

Evet, aslında yemekten sonra veya tuzlu bir şeyler yedikten sonra arandığımız o “tatlı bir şeyler” tamamen bunu vücuda öğretip, alışkanlık haline getirmemizin bir sonucu. Bir alışkanlığın kazanılması için veya bir tattan uzaklaşmak için minimum 21 gün gerekiyor ama bu 21 günden sonra da ne kadar uzun süre kontrolü kaybetmesek o kadar iyi. Yani bu süreç ne kadar uzarsa, o kadar sağlam bir alışkanlığa dönüşüyor ve çok daha az miktarlarla tatmin olur hale geliyoruz, tatlı atakları son buluyor.

Şekeri bırakırken danışanlarınız en çok ne zaman zorlanıyor?

Alışmış bir damak tadı var, mesela yemekten sonra tatlı şeyler yeme isteği çok yaygın. Aynı şekilde hafta sonları herkeste bir yelkenlerin suya inmesi durumu oluyor. Sosyal ortamlar kişileri aşırı zorluyor. Çevre baskısı, “bir kereden ne olacak” ısrarları çok çok yoğun. Aşırı sosyal hayatı olanlar için alkol, tatlı ve geç saatte ya da iş yerinde yenilen sağlıksız, büyük porsiyonlu yemekler en büyük tehdit.

Onlara nasıl yardımcı oluyorsunuz veya motive ediyorsunuz?

Özellikle sesli mesajların enerjimi onlara daha iyi yansıttığını düşünüyorum. Bu süreçte çoğu zaman onlara ben de uygulamalı şekilde eşlik ediyorum. Yediklerini ve egzersizlerini günlük ve hatta anlık olarak takip ediyorum. Mümkünse yanlarında en az bir destekçi olmasını ve kendilerine eşlik etmesini istiyorum. Bir de “That Sugar Film” ismindeki filmi izlemelerini öneriyorum. Bu gerçekten çok etkili bir film.

Bir diğer beyaz olan unu da bırakmak mı gerekiyor?

Yerine tam buğday, tam çavdar, kinoa, karbauğday, nohut unu gibi kana daha uzun sürede karışan, daha uzun süre tok tutan ve lif oranı yüksek alternatiflerini koymak gerekiyor. Kana ne kadar hızlı karışırsa, o kadar çabuk acıktırıyor ve vücutta o kadar çok yağa dönüşüyor demek. Bu süreci yavaşlatmak, daha az miktarla daha çok doymak ve aldığımız enerjinin büyük kısmını sindirim sırasında harcamak esas amacımız. Ayrıca tam tahıllarla beslenince tahıllardaki B grubu vitaminleri de kaliteli şekilde almış oluyoruz.

Sağlıklı alışkanlıklar için işe nerden başlamalı? Mesela sabah kalkınca ne yapmalı?

Kızartmalar, asitli içecekler, aşırı yağlı gıdalar, fastfood gıdalar, abur cuburlar, hamur işleri yine temkinli ve oldukça sınırlı tüketilmesi gereken şeyler.. Sabah kalkınca hemen sert bir kahveye sarılmak yerine, birkaç bardak su içilmeli ve mümkünse yarım saat içinde kahvaltıya geçilmeli, değilse kahvaltı öncesi birkaç kuru meyve + çiğ kuruyemiş gibi küçük bir ara öğün yapılabilir. Bir de hafif esneme-gerilme hareketleriyle vücudun uyandırılması güne enerjik başlamak için yardımcı olacak.

Özellikle çalışanlar evde kendi yemeğini hazırlayamıyor, dışarıda yemek yiyenleri hangi tehlikeler bekliyor?

Pek çok yemeğin içinde gereğinden fazla yağ, tuz oluyor ve dışarıda neredeyse her şeyin içinde beyaz un ve rafine şeker var. Bunların olmadığı yiyeceği bulmak çok zor. Mesela dışarıda içinde beyaz un olmayan yüzde 100 tam tahıllı ekmek ve çorba bulmak imkansız gibi bir şey. Seçimleri, özel diyet ve sağlıklı yemek konseptli restoranlardan yapmak veya sefertası kullanıp yemeği yanında taşımak en güvenilir yöntemler.

21 günün önemi nedir?

21 gün bir hareketin, uygulamanın veya davranışın alışkanlığa dönüşmesi için gerekli minimum süre.

Yağ tüketimini nasıl öneriyorsunuz? Önerdiğiniz menülerde yağ tüketimi azaltılmış mı oluyor?

Trans yağları, doymuş yağları azaltıp, yerine çiğ kuruyemişler, zeytinyağı, balık gibi besinlerdeki sağlıklı doymamış yağları koymayı hedefliyoruz. Böylece kolesterol ve kalp-damar hastalıkları riskini de azaltıyoruz.

21 günün sonunda standart bir kadının ne kadar kilo vermesi hedefleniyor?

Ortalama 2-4 kg kadar yağ kaybı hedefliyoruz ama bu program illa ki kilo kaybı için kullanılacak diye bir şey yok. İsteyen kilosunu korurken, yağ oranını azaltıp, kas oranını artırmak ve sağlıklı yaşam alışkanlıkları edinmek için de kullanabilir.

Bu diyeti yapmasında sakınca bulunan kişiler oluyor mu?

Aslında bu, diyetten ziyade bir arınma ve olumlu yönde alışkanlık değiştirme programı. Çok aşırı şeker, hamur işi, yağlı yiyecek veya alkol düşkünlüğü olan kişiler var. Bir yandan bunlardan damak tadımızı ve kendimizi uzaklaştırırken, bir yandan sağlıklı alternatif tarifler keşfedip, bir yandan da online bir beslenme workshop’una katılmış oluyorsunuz.

Şekerden, beyaz undan, fastfooddan, alkolden bir süre uzak kalıp, sağlıklı beslenme düzenine yönelmek; kadın-erkek, genç, yaşlı, hamile, emziren herkese önerilebilecek bir şey. Başta program hakkında bilgisi olmayanların endişeleri olabiliyor fakat ben bunları anlattığımda onlar da anlıyor. Bu programın en sevilen yanı katılımcılara birebir uymaları gereken bir liste vermek yerine, o an için seçebilecekleri alternatifler arasından doğru olanları seçmeyi öğrenmeleri oluyor.

21 gün boyunca hangi sporların ne kadar yapılmasını öneriyorsunuz?

Bu program bir disiplin oluşturma ve alışkanlık kazanma programı. Dolayısıyla spor alışkanlıklarını düzenlemek de çok önemli. Haftada en az 3-4 gün spor yapılmasını öneriyorum ve bunun kardiyo + ağırlık/ sıkılaştırma egzersizleriyle kombine olmasını tercih ediyorum. Bu şekilde kilo verirken vücut da şekilleniyor, beslenmeye dikkat edildiği için vücutta egzersizin etkisi hızlıca görülmeye başlıyor.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

eleven − 10 =