Oskara Aday Gösterilen İlk İran Filmi Hangisidir?

Akademi Ödülleri şüphesiz genel kültür olarak başta gelen ve belki de duymayanın kalmadığı bir şeydir. 1929’dan beri düzenlenen, dünyanın en prestijli ödülü olan Akademi Ödülleri – bilinen adıyla Oscar- Sinema Sanatları ve Bilimler Akademisi (AMPAS) tarafından, her yıl şubat ayının son pazarı ve ya mart ayının ilk pazarı görkemli bir törenle düzenlenmektedir. Geçtiğimiz şubat ayında düzenlenen törende; genç yönetmen Damien Chazelle’in yazıp yönettiği Aşıklar Şehri filmi 12 adaylıkla törene damgasını vurmuştu.

Akademi Ödüller’inde genelde kategori adaylığı vardır ve 24 kategori bulunur. Oylama, kagoridelerdeki departmana göre (Yönetmenlik, Görüntü Yönetmenliği, Senaristlik) işinin ehli üyeler tarafından yapılır ve sonuçlar tören gecesine kadar sadece iki kişi tarafından bilinip, mühürlenerek kapalı zarflara konularak tören gecesi açılır.

Yabancı Dilde En İyi Film Kategorisi

Yabancı Dilde En İyi Film kategorisi (Orijinal adıyla: Best Foreign Language Film) ilk defa 1947 yılıında törenin akışına eklenmiştir. Fakat ödül ilk verildiği zaman kategori olmaksızın, Onur Ödülü ve ya Özel Ödül gibi adaylık olmadan sadece 1 filme verilmiştir.Ve bu durum 1956 yılına kadar sürmüştür. İlk ödül Vittoria De Sica’nın yönettiği Shoeshine (1946) filmiyle İtalya’ya verilmiştir.

Bu kategorideki en fazla adaylığı 39 adaylıkla Fransa almıştır, ardından 31 adaylıkla İtalya ve sonrasında 19 adaylıkla İspanya… 14 Ödülle İtalya bu kategoride en fazla ödül kazanan ülke olarak zirvededir, sonrasında 12 ödülle Fransa ve 4 ödülle İspanya gelir sırasıyla.

Asıl konumuz olan İran’ınsa 3 adaylığı ve 2 ödülü bulunmaktadır. İlk olarak 1998 yılında 71. Akademi Ödülleri’nde, Majid Majidi’nin yazıp yönettiği Cennetin Çocukları filmiyle adaylığını kazanır İran. Fakat ödülü; En İyi Film dahil 7 adaylığı bulunan ve En İyi Erkek Oyuncu ile En İyi Orijinal Dramatik Müzik (O yılki adıyla) oscarını kazanan, Roberto Benigni’nin yazıp yönettiği ve başrolünü üstlendiği Hayat Güzeldir filmiyle İtalya’ya kaptırır. Ancak sonraki zamanlar bu kadar şanssız değildir bu ülke. 2011 yılında törenin 84. yıldönümünde; Asghar Ferhadi’nin yazıp yönettiği Bir Ayrılık filmiyle En İyi Senaryo kategorisindeki ödülü Woody Allen’ın Paris’te Gece Yarısı filmine kaptırsa da; bu kategorideki ödülü kazanır ve İran ilk defa Yabancı Dilde En İyi Film oscarını kazanmış olur

Bu yıl 89. yıldönümündeyse İran yine Asghar Ferhadi’nin yazıp yönettiği Satıcı filmiyle ödülü yine kazanır. Fakat Başkan Donald Trump’ın; Müslüman ülkelere olan ABD yasağı nedeniyle yönetmen törene teşrif edememiş, onun yerine ödülü kendisine ulaştırmak üzere Firouz Naderi ve Anousheh Ansari almıştır. Protesto amaçlı konuşma metnindeyse en çok şu cümle akıllarda kalmıştır:”Orada olamamamın nedeni 7 ülkenin ABD’ye girişini yasaklayan insanlık dışı yasa ile saygısızlık edilen ülkemin insanlarına ve diğer 6 ülkenin insanlarına olan saygımdandır.”

 

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

four × 5 =