Işınlanmanın (teleport) gerçekleşip gerçekleştirilemeyeceğini anlayabilmek için öncelikle kuantum fiziğinden başlamamız gerekir. Bu bilim dalının alanı maddeyi oluşturan ana parçacıkları ve bu parçacıkların davranışlarını incelemektir. Bu alanda çalışan bilim adamları ışınlanma mümkün mü? sorusuna cevap olabilecek iki ana teorinin etrafında toplanmıştır.



Bunlardan ilki ‘’ kuantum dolanıklığı’’ olarak adlandırılır. Bu teoriye göre evren, eş zamanlı davranan parçacıklardan meydana gelmektedir. Birbirlerinden farklı davranabilirler fakat hiçbir zaman birbirlerinden bağımsız olamazlar. Örneğin söz konusu eş parçacıklardan biri sağa giderse, diğer parçacık sola gitmek mecburiyetindedir. Bu kanunu ışınlanma konusunda ele alırsak, ışınlanmanın, bir objenin uzay-zaman’nın bir noktasında yok olup bir diğer noktasında yeniden cisimleşmesi olarak düşünürsek, kuantum dolanıklığının ışınlanma konusunda kritik bir rolü olabileceğini söylemek mümkündür.

Herşey Parçalanabilir

İkinci teori ise, ‘’no cloning’’ olarak adlandırılan teori. Bu teoriye göre her türlü data parçalanabilir, taşınabilir ve başka bir noktada yeniden birleştirilebilir. Buna göre ışınlanma teoride mümkündür. Fakat bu teori beraberinde ölümcül bir sorunu da doğuruyor. Teoriye göre datanın taşınması sürecinde datanın kaynağı, aynı parçaların uzay-zaman’ın başka bir noktasında yeniden birleştirilebilmek adına yok edilir.

Yeniden birleşecek isek burada ne gibi bir problem var diyebilirsiniz fakat bilimin henüz açıklamakta yeterli olmadığı bir sorun var. O da insan bilincinin tam olarak ne şekilde çalışıyor olduğunu bilmediğimiz gerçeği. Ego (ben) bilincinin ortaya çıkmasında parçacıklar önemli ise, bu parçaların yok edilmesi esnasında anılarımız, duygularımız ve hafızamız ile bizimle birebir aynı olan bir başka canlı mı yaratmış olacağız?  İşte teorinin açıklamakta yetersiz kaldığı soru budur.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

eighteen + 15 =