Alfred Kubin Kimdir? Hayatı (Biyografi)

 1)Alfred Kubin’in Hayatı

Alfred Kubin 1877 yılında Leitmeritz adında bir kasaba da dünyaya gelmiştir. Annesi bir piyanist, babası ise arazi ölçüm uzmanıdır. Yazar, 1952 yılında şiddetli mesane ağrılarından dolayı gözünü dünyaya kapayana kadar, geçirmiş olduğu  82 yıllık dünya hayatında zamanının çoğunu geçirdiği Avusturya ve dil yapım biçimi Almanlara benzediği için Almanya da tanınmış fazla bir alana etkisi yayılmamıştır.

Korkunç ve karamsar bir halde olan Alfred Kubin, aynı zamanda bir ressamdır ve ruh hali de eserlerine de yansımıştır. Resimleri karışık ve üzerinde durulduğu zaman insanı korkutan bir yapıya sahiptirler. Bu resimler aslında ressamın iç halini de yansıtmıştır. Alfred Kubin bu resimlerinin bir kısmını yazmış olduğu tek kitap olan “Diğer Dünya”  adlı eserine de almıştır.

Birinci Dünya Harbinden önce melse hayatının en iyi dönemlerini yaşamış Almanya’da birçok sanatçı insanla tanışmış ve 1909 yılında Yeni  Sanatçılar Birliğine katılmaya hak kazanmıştır. Alfred Kubin’in hayatında ki en büyük olay ise 1908 yılında İtalya gezisinin dönüşünde içine düştüğü yetersizlik düşüncesi ve bunalımıdır.

Resim yapmak ile kendine yetemeyen kendini ifade edemeyen Alfred Kubin, bir çıkış yolu aramaya çalışmıştır. Bu çıkış kapısında onu turist olduğu bir alana yazmaya itmiştir. Ve günümüz felsefecilerini derinden etkileyen tek eseri  Diğer Dünya’yı bu dönemde yazmıştır. Bu dönemde resim yapmaya yine de devam etmiş, yukarıda da belirttiğimiz gibi “Diğer Dünya” adlı eserinde de bu resimleri kullanmıştır. Resimleri son derece eksantrik ve fantastiktir.

2)Eser

1.a)Diğer Dünya 

Bu eser hakkında söylenebilecek en iyi ilk söz eserin bir roman değil felsefe kitabi olduğu ve eseri roman sananların çok şey kaybettikleri üzerinde olmalıdır. Alfred Kubin bu eserinde ilk önce hayalinde ütopyayı anlatarak kitaba başlamış gibi görünse de işler okudukça karışıyor ve yazılanların ütopya değil de çok yakından şahit olduğumuz bir sisteme ait olduğunu görüyoruz.

Her şey Alfred Kubin’in evine gelen ilkokul arkadaşı Patera’nın elçisi ile başlar. Elçi Patera’nın etafı surlarla çevrili sularla çevirili yeni bir yer inşa ettiğini ve buranın dış tecrit edilmiş olduğunu söyleyerek, Alfred Kubin’i bu yere çağırır. Büyük umutlarla davete iştirak eden Alfred Kubiniçin ilk başta işler tıkırında gibi gözükse de bir şeyler yavaş yavaş bozulmaya başlar. Arkadaşı Patera’nın kurduğu sistem insanlar ve dış unsurlar tarafından bozulur.

Kitabın özeti bu olsa da okudukça aslında Patera’nın Tanrı rolünde olduğunu ve sistemi çökertenin insan olduğu anlaşılmaya başlanıyor. Satranç masasının başından hiç kalkmayan iki adam da bile gizli bir ifade olan bu kitap da çok ince ayrıntılar ve günümüz dünyasına ait gönderiler de mevcuttur.

Felsefeye ilgi duyanların ve sistemle ilgilenenlerin kesinlikle okuması geren bu kitapta şöyle bir söz aktaralım ki kitabın değerini anlatabilelim.  “Yüce olan,  gülünç olana alaya ve ironiye yenilebilir!” Bir söz ile çok ince düşüncelere iten bu kitabın bir nüshası evimde kitaplık var diyen herkes de olmalıdır.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

15 − 4 =