Doğal afetler insanlığın var oluşundan günümüze kadar olan süreçte en çok korktukları olayların başında gelmekte. Önceden tahmin edilmesi zor olan afetlerin, kimlere, ne zaman ve ne kadar boyutta zararlar verebileceği de bilinmemekte. 1960 Şili depremi için de aynı şeyler geçerli oldu.

Doğal afetlerin en önemlilerinin başında depremler geliyor. Önceden tahmin edilmesi neredeyse imkânsız olan depremlerle ilgili insanların ürettikleri pek çok teori de mevcut. Kimi insanlar depremlerin dünya dışı varlıklar tarafından bilinçli olarak yapıldıklarını söylerken, bazıları da teknolojik anlamda gelişmiş olan ülkelerin bu depremleri meydana getirdiklerini savunmaktadırlar.

Depreme en çok maruz kalan iki ülke Japonya ve Şili’dir. Japonya’da çok fazla olmasa da özellikle Şili’de büyük depremler öncesinde, depremin olduğu bölgede çeşitli uçan cisimlerin görüntülenmesi depremlerin uzaylılarla bir ilgisinin olduğu tezini arttırmaktadır. Dünya dışı varlıklarla ilgilenen pek çok uzman bu varlıkların iyi kalpli olanlarının yanında kötü kalpli olanlarının da var olduğunu söylemektedirler. Ellerinde yeterli imkân bulunan kötü kalpli uzaylıların bu depremleri meydana getirebilme olasılıkları oldukça fazladır.

Her ne kadar depremin önceden tahmin edilmesi zor olduğundan bahsedilse de bazı depremler olmadan önce yeryüzünde, denizlerde, göllerde ve hayvanların davranışlarında çeşitli değişimler olduğu bilinmektedir. Ancak bunları fark edebilmek de biraz gözleme dayalı bir durumdur. Etrafını yeterince gözlemlemeyen insanların bu değişimleri fark etmesi pek mümkün olan bir şey değildir. Belki de dünya dışı varlıklar doğanın dengesini bozarak depremlere sebebiyet veriyor olabilirler. Yani bizim, depremler olmadan önce gözlemlediğimiz göllerdeki suların çekilmesi, yer altı sularının yüzeye çıkması, deniz renginin değişmesi gibi olaylar depremin oluşması için yaratılan değişimler olabilir.

Ancak, 22 Mayıs 1960’da Şili’de meydana gelen 9,5 büyüklüğündeki depremden önce yukarıda anlatılanlardan çok daha fazlası meydana gelmişti. O depremi yaşayanlar, deprem olmadan önce pek çok anormal olay yaşadıklarını anlatmaktadırlar. Bu olaylar bir gözleme dayalı olmamakla birlikte tamamen insanların birebir şahit oldukları olaylardır. 1960 Şili depremi olmadan tam 1 hafta önce Valdivia halkı havanın kararmasına yakın gökten gelen bir sese şahit olmuşlardır. Bu ses bir demirci ustasının demir döverken çıkan sesin aynısıdır. Bu ses, depremin olduğu tarihe kadar her akşam aynı saatlerde 3 dakika boyunca tüm Valdivia halkı tarafından duyulmuştur.

Halkta bir panik yaratsa da dönemin bilim adamları bu paniği önlemek için gerçek olmayan çeşitli açıklamaları bilimsel bir açıklamaymış gibi halka sunmuşlardır. Bilim adamları, yer altından çıkan çeşitli gazların belli bir irtifaya ulaşınca sürtünmeden kaynaklı çeşitli sesler ürettiklerini açıklamışlardır. Bu açıklamanın yapılmasının temel amacı ise halk arasında yavaş yavaş ortaya çıkan huzursuzluğun bir şekilde önüne geçmekti. Ancak her gün aynı saatlerde bu seslerin duyulması bu açıklamanın mantıklı ve inanılır olmasını engelliyordu.

Bu ses yüzünden psikolojisi bozulup Valdivia’dan göç eden çok sayıda insan bulunmaktadır ve bu insanlar, aslında farkında olmadan tarihin en büyük depreminden de kurtulmuşlardır. Geride kalan ve bilim adamlarının dayanağı olmayan açıklamalarına inanan insanlar ise yine de tedirgin olarak her akşam ortaya çıkan bu sesin akıbetini merak etmeye devam etmişlerdir.

O dönemde de elbette bu sesleri uzaylılarla ilişkilendirmiş insanlar bulunmaktaydı. Hatta bunun bir işaret olduğunu dahi söyleyenler olmuştu. Bu insanlara göre kendileriyle doğrudan iletişim kurmak istemeyen uzaylılar bir şekilde insanları uyarmak zorundaydılar ve bunu da her akşam aynı saatte yukarıdan bir ses şeklinde insanlara iletiyorlardı.

1960 Şili Depremi İnsanlığın Şahit Olduğu En Büyük Deprem

22 Mayıs günü saat 19.11’de insanlığın şahit olduğu en büyük deprem Şili’yi vurur. Richter ölçeğine göre 9,5 büyüklüğündeki bu depremde 3000 kişi hayatını kaybeder. Şili, üzerinde bulunduğu topraklar itibariyle uzaylılarla en çok haşır neşir olduğuna inanılan yerlerden bir tanesidir. Geçmişte uzaylılarla ilişkileri olduğunu düşünülen Maya Uygarlığı da bu topraklar üzerinde kurulmuştur. Bu yüzden depremden sonra pek çok Şilili uzaylıların gökten gelen bu sesle kendilerine yardım etmek istediklerini söylemişlerdir. Bu olasılığı güçlendiren en büyük etmenlerden bir tanesi de bir hafta boyunca gökten gelen bu sesin, her gece, tam olarak depremin olduğu saatlerde duyulmaya başlaması ve depremin sürdüğü 3 dakika boyunca devam etmesi olmuştur.

Depremden önce bu seslerin bir amacı olduğunu ya da bir uyarı amacıyla yapıldığını anlamak neredeyse imkânsızdır. Dünya dışı varlıkların insanlarla iletişim kurmadan sadece bir sesle bir şeyler anlatmaya çalışmaları bile aslında içlerinde ne kadar iyi niyetli olanlarının da var olduğunun bir göstergesidir.

Yakın zamanda, 1960 depremi öncesinden duyulan bu seslere benzer sesler dünyanın çeşitli bölgelerinde tekrar duyulmaya başlandı. Hatta çoğu kişi tarafından kayda bile alındı. Ancak bu seslerin peşinden herhangi bir deprem ya da benzeri doğal afet gelmedi. Bu seslerin gerçekliği günümüzde tartışılmakta ancak 1960 Şili depremi öncesinde duyulan seslerin herhangi bir kayıt olmamasına rağmen neredeyse tüm Valdivia halkı tarafından ağız birliği yapılmışçasına söylenmesi, bu sesin gerçekten var olduğunun ve doğruluğunun en büyük kanıtıdır. İnternette yayılan ve gökten gelen seslerin olduğu videoların doğruluğu da hala tartışılmaktadır. Çünkü özellikle video sitelerinde video izlenmelerini arttırarak para kazanma isteği böyle dayanağı olmayan ama insanların ilgisini çekebilecek görüntülerin bir furya halinde ortaya çıkmasına sebep olmuştur.

1960 Şili depremi o kadar büyük bir depremdir ki; depremin üzerinden 22 saat geçtikten sonra Japonya kıyılarını tsunami vurur. Tarihte görülmemiş olaylardan bir tanesi de aynı tsunami dalgalarının bir 24 saat sonra tekrar Şili kıyılarına vurmasıdır. Bu depremle dünya adeta ekseninden oynamıştır.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

5 + 11 =