Türkiye’de Doktora Eğitimi Süreci: Her Türlü Zorluğa Rağmen Başarmak

Lisans eğitimini tamamladıktan sonra bir boşluğa düşer ülkemizdeki insanlar. İş arama telaşı başlar. Kimi KPSS için ders çalışır, kimi özel sektörde şansını dener. Bazıları da vardır ki hedefini akademik kariyer olarak belirler ve bu doğrultuda ilerler. Ancak bunların sayısı Türkiye’de ve aslında dünyada azdır. Genellikle mezuniyetten birkaç yıl sonra yüksek lisans yapılır. Yüksek lisans tezi tamamlanınca yükseköğretim serüveni sona erer. Ancak bazıları vardır ki ya başına geleceklerden habersiz olduğundan ya durumun ciddiyetinin farkında olmadığından veya okumayı sevdiğinden, en kıymetli grup, doktoraya başlar.

1.İstatistiklerle yükseköğretimde doktora düzeyinin durumu

Yükseköğretim Kurumu (YÖK) İstatistiklerine göre Türkiye’de 2016-2017 yılında yeni kayıtlar dahil olmak üzere 53600’ü erkek, 37667’si kadın olmak üzere toplam 91.267 doktora öğrencisi bulunmaktadır. Toplam sayı aynı dönem için yüksek lisansta 480.215’tir. Yüksek lisanstan sonra doktoraya devam eden sayısı 1/5 e düşmektedir.

2-Başvuru ve sınav

Üniversitelerde farklı skorlar istense de doktoraya başvurabilmek için ALES puanınız, yabancı dil puanınız, bütünleşik doktora için lisans ortalamanız, yüksek lisans sonrası başvuruyorsanız yüksek lisans bitirme not ortalamanız önemlidir. Eğer akademik kariyer düşünüyorsanız ortalamayı 3.00 ve üzerinde tutmalısınız. Çoğu üniversitede önce yazılı bilim sınavı genellikle aynı gün öğleden sonrada mülakat yapmaktadır. Mülakat ve içeri girmek için ki bekleyiş süreci de oldukça sıkıntılıdır. Sakin olun ve bu stresi en az seviyede yaşamak için doktoraya 30’lu yaşların başında başvurun ki alınmadığınızda başka başvurular için bol bol zamanınız olsun.

3-Ders Dönemi

Doktora, eğitim hayatının en prestijli ve en zor seviyesidir. Türkiye’de doktora yapanların birçoğu aynı zamanda hayatını idame ettirebilmek için çalıştığından, derslere hazırlanmak için gecenizi gündüzünüze katarsınız. Bu süreç yaklaşık 1,5-2 yıl sürer. Özellikle lisans ve yüksek lisans alanınız dışında bir bilim dalında doktora yapıyorsanız o güne kadar hiç görmediğiniz bir sürü şey  veya yüksek lisansta gördüğünüz, başarıyla geçtiğiniz ama doktorada tekrar ederken nasıl olupta  o güne kadar öğrenemediğinizi anlayamadığınız bir sürü şey dinlersiniz veya anlatırsınız. Ben her dönem takriben 4 ders almış ve hiç durmadan bir dönem boyunca ödev hazırlamış bir insan olarak 3’ten fazla ders alınmaması gerektiğini düşünüyorum. Hocalarda böyle telkinde bulunurlar ama genelde öğrenci çabuk bitirmek isteğiyle çok ders alır ama gene de o ders dönemi öyle veya böyle uzar.

Bu sürecin sonunda, iyi bir seminer yazmanız beklenir ( en azından Ankara Üniversitesi’nde böyledir) ve seminer tamamlandıktan sonra yeterlilik süreci sizi bekler.

4-Yeterlilik

 O kadar stresli bir süreçtir ki bu zaman zaman antidepresan alma ihtiyacı doğar. Bu süreçte ders dönemi boyunca okumuş olmanız ama yoğunluktan okuyamadığınız bir sürü kitabı baştan sona okursunuz ama hala kendinizi yeterli hissetmezsiniz. Eğer zamanınız kalmışsa 2. tekrarda her şey daha iyi oturur yerine. Sonunda işte o dehşetli sınav günü gelir çatar. Karşıda genellikle esaslı bir jüri vardır ve siz çoğu kez kendi fikirlerinizi mi yoksa hocaların duymak istediği cevabı mı versem ikilemini yaşarsınız. Tavsiyem kendi düşüncelerinizi ifade etmeniz, doktora seviyesinde bu bekleniyor. Sizde benim gibi geçememişseniz çoğu insandan “boşver çoğu öğrenci ilkinde geçemez “ yorumunu alırsınız. Buna ilişkin bir istatistik bulamamış olmakla birlikte benim girdiğim dönemde 7 kişi idik ve 3’ümüz hala anlayamadığımız bir şekilde geçemedik.

5-Tez Dönemi

Çok zor bir sürecin ardından zorlukta yeni aşamalar sizi bekler bu dönemde. En büyük handikap tez konusunun belirlenebilmesidir. Eğer ders dönemi boyunca çalışmak istediğiniz konuyu kafanızda belirleyip hocanızla karar vermemişseniz, neredeyse 6 ay daha kayıptır. Bu yüzden doktoraya başladığınız günden itibaren aklınızın bir köşesinde çalışmayı düşündüğünüz muhtemel konuyu/konuları şekillendirmeye çalışın. Tez konusunun belirlenmesi ve tez izleme komitesi (TİK) tarafından kabul edilmesi çok büyük bir aşama kaydetmektir. Bu dönemde kendinize kolay taşınabilir bir laptop alın, artık 2 yıl boyunca sizin ayrılmaz parçanız olacaktır çünkü, saha çalışması yapacaksanız özellikle bir bilimsel araştırma projesi (BAP) yazın ve mali kaynak edinin, literatür taramasına başlamadan eğer bilmiyorsanız EndNote, Mendeley, Zotero gibi kaynakça yönetim programlarını hemen öğrenin, sistematik literatür taraması yapın- çok şık durur tezinizde-, bilimsel gelişmeler ışığında önemli bir konu seçin zira modası geçmiş ve bir daha hiç dönülmeyecek konular sadece emek israfı olmakta, yeni kavramlarla geliştirilebilecek bir konuyu çalışmak aynı zamanda akademik kariyerinizde hızlı ilerlemenin en az yorucu yoludur. Tezi bir an önce yazmaya bakın, bunun için zaman yönetimi konusunda bir iki video izleyin veya yazı okuyun, tezi bir an önce yazmak tez konunuzla ilgili zaman içinde yapılacak mevzuat değişiklikleri nedeniyle oluşacak ciddi zaman ve emek kayıplarını önler.

Tezi yazdınız bitti hocaya verdiniz incelesin diye Türkiye’de hocaların birden çok görevi olması nedeniyle çok yoğunlar ve tezi hocaya verdikten sonra hocanın size geri dönmesi 3-4 ay sürer. Hocanın uyarıları doğrultusunda 2-3 ayda düzeltmeler sürer. Sonunda savunma için tarih belirlenir.

Ancak tez döneminde sadece tez değildir yükümlülüğünüz, her üniversitede değişmekle birlikte genellikle 1 makale( bazılarında 2) ve 1 ulusal veya uluslararası bildiri hazırlamanız gerekmektedir.

6-Savunma

 En az 2 yılınızı verdiniz, tezi hazırladınız ve savunma tarihi geldi. Sizce baya iyi de bir tez oldu. Savunma sırasında öyle sert eleştiriler gelebilir ki 2 yıl boyunca ne yaptığınızı sorgularsınız birden. Genellikle bu eleştiriler sonrasında tez kabul edilir hayırlı olsun denilir ancak bu her üniversite ve jüri için geçerli değildir. Kabul edilmeyenler için ne demeli bilmiyorum hala enerjileri varsa düzeltmeler yapılıp tekrar savunmaya girilir. En sonunda o doktora biter.  Artık kendinizle eğitim hayatınızın en değerli diplomasını alabildiğiniz için ne kadar gurur duysanız azdır.

7-Doktora Sonrası

Doktora bitiminde çoğunlukla akademik kariyere bir üniversitede devam etme yolu seçilir ve hemen iyi bir üniversitede iş bulunacağı yanılgısı yaşanır ki bu sanılanın aksine oldukça zordur. Diyelim ki bir üniversiteye geçtiniz doçent oluncaya kadar horlanacaksınız bunu bilin ki beklenti en az düzeyde kalsın. Doçentlik serüveni başka bir yazının konusu.

Yukarıda yazdıklarımdan dolayı sakın doktora yapmanın çok gereksiz bir iş olduğu sonucunu çıkarmayın, zira tüm çetrefilliklerine rağmen gerek benim gerekse birlikte ya da başka alanlarda doktora yapan arkadaşlarımdan hiçbirimizin keyif almadığı bir dönem görmedim ve yaşamadım  (ancak depresyon, durup dururken hayatın amacını sorgulama, doktorayı bırakma isteği gibi duyguların peşinizi bırakmayacağı uzun bir dönem garanti ! ).

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

seven + 2 =